Kendiliğinden Uzayan Sözleşmelerde Damga Vergisi Hakkında

Abdullah Gündoğmuş

Kendiliğinden Uzayan Sözleşmelerde Damga Vergisi Hakkında

Bilindiği üzere Damga Vergisi özellik arz eden kısa bir metine sahip olmasına karşın, uygulama alanı oldukça geniş olan ve hayatımızın her safhasında ister kişiler olarak, isterse kurumlar olarak karşılaşabileceğimiz bir vergi türüdür.

Son dönemlerde Maliye Bakanlığı öncülüğünde de yeni düzenlemelere gidilmiş suret vs. adlar adı altında mükerrer vergilendirmenin önüne geçilmesi yönünde vergide ki zorlayıcı şartlar günümüz gereklerine göre yorumlanmaya çalışılmıştır.

Şöyleki kanun metninin kısa ve öz olması yorumları da halen beraberinde getirmektedir. Dolayısı ile idare ile mükellefler ve/veya kişiler karşı karşıya gelebilmektedirler.

Öteden beri gelen ihtilaflı konulardan bir tanesi de Sözleşme içi hüküm bulunan ve kendiliğinden uzayan sözleşmelerde yeni dönemde oluşan mal ve hizmet ile sözleşmeye konu tutarlar üzerinden Damga Vergisi beyannamesi verilip verilmeyeceği konusu idi.

Doğal olarak İdare bu yönde gerçekleşen işlemlerde yeni dönem için Damga Vergisi’nin doğacağı ve tahakkuk ettirilerek ödeneceği yönünde talepte bulunmakta idi.

Damga vergisi genel olarak yazılı metinlere bağlı olarak düzenlenen akit ve sözleşmeler ile bazı değerli kâğıt ve beyannameler üzerinden alınan bir vergidir.

Mevcut sözleşmelerde tarafların sözleşme hükümlerinin, yeniden bir sözleşme düzenlenmeksizin hali hazırda düzenlenmiş bulunan sözleşmeye istinaden uzayacağı yönünde bir hüküm bulunması durumunda, yeni bir sözleşme ihdas edilmiş olmayacağından ayrıca bir Damga Vergisi beyanına gerek olmadığı yönünde kişi ve mükelleflerin talebi bulunmakta idi.

Konuya ilişkin olarak Danıştay Vergi Davaları Kurulu Damga Vergisine taraf olan kişi ve kurumlar lehine sayılabilecek bir karar vermiş bulunmaktadır.

Kurulun 2015/1054 Esas 2016/45 nolu kararında

“…………………………… sözleşmelerinin, sözleşmede yer alan hüküm gereğince süresinin kendiliğinden uzaması halinde damga vergisine tabi tutulamayacağı” beyan edilmiş bulunmaktadır.

Bu karara göre önceden düzenlenmiş bulunan kâğıdın altına veya arkasına bir boşluğa, bu kâğıdın hükümlerinin yenilenmesine, uzatılmasına, değiştirilmesine, devrine veya bozulmasına ilişkin şerh konulması, yeni bir sözleşme düzenlenmesi, tarafların aktif irade beyanında bulunması halinde bu kâğıdın damga vergisine tabi olacağı;

Ancak;

–          Yeni dönem için yenileme veya yenilememe ihbarında bulunulmadığı,
–          Süre uzatımı için yeni bir kâğıt düzenlenmediği,
–          Mevcut sözleşmeye bir şerh düşülmediği veya mektup teatisi olmadığı,
–          Tarafların pasif kalmak suretiyle sözleşmenin kendiliğinden uzaması halinde,

Damga Vergisi doğmayacağı beyan edilmiştir.

Tabi burada verilen karar münferit olmasına karşın kanunun özüne atıfta bulunmakla beraber, her sözleşmenin kendine özel hükümlerinin bulunabileceği de göz önüne alınmalıdır.

Dolayısı ile süresi kendiliğinden uzayabilecek sözleşmeler düzenlenirken kişi ve mükelleflerin yukarıda bahsedilen durumların sözleşme metinlerinin de bu karar hükümleri göz önünde bulundurularak özenle düzenlenmesinde kendi istifadeleri yönünde fayda bulunmaktadır.

Share this post

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir