FETÖ ŞİRKETLERİNDEN ALACAĞI OLANLAR DİKKAT

FETÖ ŞİRKETLERİNDEN ALACAĞI OLANLAR DİKKAT

FETÖ soruşturması kapsamında el konulan şirketlerdeki alacaklara ilişkin çalışmalar devam ediyor…

Kanun hükmünde kararnamelerle kapatılan kuruluşlardan alacağı olanlara tanınan 60 günlük süre, 17 Ağustos itibarıyla başladı. Alacaklılar, ilgili idarelere kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle müracaat edebilecek…

Hükümet, Fethullahçı Terör Örgütü’ne (FETÖ) yönelik operasyonları dört bir koldan sürdürüyor. Kamuda başlayıp FETÖ’nün finans ayağına yönelen soruşturmalar, iş dünyası örgütlerinin çalışanlarına kadar uzanıyor. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası operasyonların sürdüğü FETÖ’yle bağlantılı şirketlere yönelik kapsamlı çalışmalar çerçevesinde şirketlerin banka hesapları, para transferleri, kiralama, yurtdışındaki okullarla bağlantıları tek tek inceleniyor. El konulan şirketlerdeki alacaklara ilişkin çalışmalar devam ediyor.

 

Olağanüstü hal (OFİAL) kapsamında hazırlanan kanun hükmünde kararnamelerle kapatılan kurum ve kuruluşlardan alacağı olanlara tanınan 60 günlük süre. 17 Ağustos öncesinde kapatılan şirketler için bu tarih itibarıyla işliyor. Bu kuruluşlardan alacağı olanlar, ilgili idarelere kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle müracaat edecek. 17 Ağustos sonrasında gerçekleştirilen kapatma işlemlerinde ise 60 günlük süre kapatma tarihinden itibaren başlayacak.

 

Hatırlanacağı üzere olağanüstü hal (OHAL) kapsamında 17 Ağustos’ta yayımlanan çifte kanun hükmünde kararnameyle (KHK) bir yandan darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde bazı tedbirler alan Hükümet, diğer yandan FETÖ ile bağlantılı kuruluşların bankalardaki varlıklarını tespit edecek adımlar atmıştı. OHAL kararnameleri gereğince kapatılan ve devredilen kurum ve kuruluşlardan alacağı olanlara, bunu tahsil etmenin yolunu açmıştı.

 

MALİYE YETKİLİ OLACAK

670 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye göre FETÖ operasyonu kapsamında el konulan mal varlıklarının değerlendirilmesinde Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Maliye Bakanlığı yetkili olacak. Kapatılan kurum ve kuruluşlarda alacağı olanlara, örgütle ilişkisi olmaması halinde ödeme yapılabilecek. Buna göre ülke genelinde ilan edilen OHAL kapsamında yürürlüğe konulan KHK’larca kapatılan ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne veya Hazine’ye devredilen kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının her türlü taşınır, taşınmaz, malvarlığı, alacak ve hakları ile belge ve evraklarının, her türlü tespit işlemini yapmaya, diğer her türlü işlemi yapmaya vakıflar yönünden Vakıflar Genel Müdürlüğü, diğerleri yönünden de Maliye Bakanlığı yetkili olacak.

FETÖ/PDY’ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması şartıyla bu varlıklarının değerlendirilmesi suretiyle bunları uygun bir takvim dahilinde ödemeye, kapatılan kurum ve kuruluşların taahhüt ve garanti ettiği ancak vermediği mal ve hizmet bedellerinin ödemesini durdurmaya veya ödemeye, finansal kiralama dahil sözleşmelerin feshine veya devamına karar vermeye, devralınan varlıkların idaresi, değerlendirilmesi, elden çıkarılması için gerekli her türlü tedbirin alınması, gerektiğinde devralınan varlıkların tasfiyesi veya satışı amacıyla uygun görülen kamu kurum ve kuruşlarına devretmede yine vakıflar açısından Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne, diğerleri açısından Maliye’ye yetki verildi.

“TASFİYE MEMURU” GÖREVLENDİRMESİ

Devralınan varlıklardan nakit ve diğer hazır değerler emanet, diğer varlıklar ise nazım hesaplarda izlenecek. Nazım hesaplarda izlenen varlıklardan elden çıkarılanların tutarı emanet hesaplarına alınacak. Ödenmesine karar verilen borçlar bu emanetlerden ödenerek kalan tutar bütçeye gelir kaydedilecek.

Kapatılan kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanallarının bağlı oldukları şirketlerin faaliyetleri sonlandırılarak ticari sicil kayıtlan resen terkin edilecek. Devralınan varlıkları dışındaki varlıkları da Hazine’ye bedelsiz devredilmiş sayılacak. Şirketlere daha önce atanmış kayyumlar tasfiye memuru olarak görevlendirilebilecek veya bu şirketlere tasfiye memuru atanabilecek.

BAŞVURULAR 60 GÜN İÇİNDE

Devralman varlıklar kapsamında tespite konu edilebilecek borç ve yükümlülüklere ilişkin hak iddiasında bulunanlarca 60 günlük hak düşürücü süre içerisinde ilgili idarelere kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle müracaat edilecek. 670 sayılı KHK öncesinde kapatılan kurum ve kuruluşlardan alacakları olanlar için bu süre, ilgili maddenin yürürlüğe girdiği 17 Ağustos itibarıyla başladı.

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Hüseyin Altaş, borç ve yükümlülüklere ilişkin hak iddiasında bulunanların 60 günlük süre dolmadan ilgili idareye kanaat getirici defter, kayıt ve belgelerle müracaat etmesi gerektiğini anımsatarak, KHK’nın yürürlük tarihinden sonra kapatılanlar bakımından 60 günlük sürenin, kapatma tarihinden itibaren başlayacağının altını çizdi. Devlete ek mali külfet getirmemesi amacıyla alacakların ödenmesine ilişkin birtakım şartlara yer verildiğine dikkat çeken Altaş, “Alacaklılara yapılan ödemelerin devralınan varlıkların değerini geçmemesi, ek mali külfet getirmemesi, kefaletten doğmaması ve FE-TÖ/PDY’ne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olmayan kişilerle gerçek mal veya hizmet ilişkisine dayanması gerekiyor” dedi.

“ÖDEME SÜRELERİ BELİRLENMELİ”

Kapatılan kurum ve kuruluşun malvarlığının borçlarını karşılayacak durumunda olmaması durumunda alacakların hiç tahsil edilememesi veya sadece bir kısmının tahsil edilmesinin söz konusu olabileceğinin vurgulayan Altaş, şunları kaydetti: “Bu durum elbette ki alacaklıları mali açıdan zor duruma düşürebilir. Ancak mağduriyetin en aza indirilebilmesi için devralınan kurum ve kuruluşların malvarlığı unsurlarının değerlendirilmesi ve bu kurum ve kuruluşlarının alacaklarının tahsiline önem verilmesi gerekiyor. Alacaklılara ödeme yapılmasına ilişkin süreleri belirleyen bir düzenleme yapılarak kişiler nezdinde öngörülebilirlik sağlanması uygun olacaktır. Zira mevcut düzenlemede ödeme tarihlerine ilişkin net bir düzenleme yer almıyor.”

“KİŞİSEL VERİLERE DİKKAT”

KHK’ya göre 667 sayılı KHK gereğince hakkında inceleme ve soruşturma yürütülen kişilerle bunların eş ve çocuklarına ilişkin yetkili kurul, komisyon ve diğer mercilerce ihtiyaç duyulan. Bankacılık Kanunu uyarınca müşteri sırrı kapsamında kabul edilenler hariç, telekomünikasyon yoluyla iletişimin tespiti de dahil olmak üzere her türlü bilgi ve belge, kamu ve özel tüm kurum ve kuruluşlarca vakit geçirilmeksizin verilecek.

Anayasa’nın 15. maddesinde olağanüstü hallerde durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının kısmen veya tamamen durdurulabileceği veya bunlar için Anayasa’da öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabileceğinin düzenlendiğini vurgulayan Prof. Altaş, olağanüstü hal süresinde hakkında soruşturma veya inceleme yapılan kişilerle ilgili kişisel verilerin paylaşılmasının herhangi bir hukuki sakınca yaratmayacağını kaydetti. Altaş, “Burada önemli olan kişisel verilerin sadece inceleme ve soruşturma amacıyla ve bunlarla sınırlı olarak kullanılmasına dikkat edilmesi, kişisel verilerin üçüncü kişilerin eline geçmesinin engellenmesi yönünde gerekli tedbirlerin alınmasıdır” dedi.

KAMUYA BEDELSİZ TAHSİS

KHK hükümleri gereğince kapatılan vakıflara ait olan mülkiyetleri Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne intikal eden taşınmazlar üzerinde bulunan eğitim tesisleri kamu kurumlarına bedelsiz, özel hukuk tüzel kişilerine ise bedeli ile tahsis edilebilecek. Milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı yada bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen ilgili kurum ve kuruluşlara ait ve sözleşme tarihinde mevcut bina, yapı ve tesisler hariç olmak üzere, taşınmazları üzerinde yapılan bina, yapı ve tesisler ile her türlü taşınır, alacak ve haklar, belge ve evrak 23 Temmuz 2016’dan geçerli olmak üzere bedelsiz olarak Hazineye devredilmiş sayılacak.

“KAYYUMLAR, PROFESYONEL YÖNETİCİLERDEN SEÇİLMELİ”

Prof. Dr. Nevzat Saygılıoğlu/Atılım Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi 

El konulan şirketlere atanacak kayyumlar, alanında uzman profesyonel yöneticiler arasından seçilmeli. Kayyumun mutlaka konuyu bilen, sektörün içinden gelen, işin terminolojisine ve diline hakim profesyonel olması gerekiyor. Kayyumlar uygulamada yönetime veya mahkemeye yardımcı olmak verine, yönetimi üstlenme noktasında görev alıyorlar. Bu noktada, yönetimi üstlenen kışının işin uzmanı olması beklenen bir sonuç olmalı.

Sektörü bilmeyen kayyumlar, bu nedenle başarılı olamıyor. Bu nedenle kayyumın sektörü bilen olması büyük önem taşıyor. Bu arada kapatılan ve el konulan şirketlerden alacakların ödenmesi, hem hakkaniyet hem de ekonomin zarar görmemesi açısından önemli. FETO’yle bağlantılı şirketlere mal ve hizmet veren, terör örgütüyle bağlantısı olmayan birçok vatandaş var.

Share this post

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir