Finansal Planlama ve Önemi

01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren yeni Türk Ticaret Kanunu 375. madde ile, anonim şirketlerde yönetim kuruluna, 625. madde ile de limited şirketlerde müdürlere devredilemez görev ve yetkiler getirmiştir. Yeni yasa ile Şirket organlarının görevlerini net olarak tanımlamış ve tanımlı yetki ve görevlerin devredilemeyeceğini açıklamıştır.

 

Anonim şirketlerde yönetim kurulu, Limited şirketlerde müdürler bu yetkileri devredemediği gibi, bu yetkilerden feragat da edemez. Bunlardan birisi ve modern işletme yönetim araçlarından olan finansal planlama (Bütçeleme sistemi), kavram olarak yeni Türk Ticaret Kanunu ile hukuk sistemi içine dahil edilmiştir.

 

Diğer taraftan bir şirketin yatırım, finansal planlama, temettü, satış ve pazarlama politikalarının kararı, şirket hedeflerinin ve kullanılacak araçların belirlenmesi Anonim şirketlerde yönetim kurulunun, limited şirketlerde ise müdür/müdürlerin sorumluluğundadır. Finansal planlama ve bütçe uygulamaları, şirket için yeterli likiditenin güvence altına alınmasını sağlar. Finansal planlama yapan bir şirket, mali yol haritasını belirlemiş olur. Hedeflenen verilerden sapmaları görerek, nedenlerini değerlendirir. Bütçede hedeflenenden çok daha iyi sonuçlara ulaşılmış olabileceği gibi Bütçeden sapmalar olumsuz da olabilir. Her iki durumda da nedenleri analiz etmek çok önemlidir. Çünkü bu nedenler, keşfedilmeyi bekleyen büyüme fırsatları ile doludur.

 

Bir yönetim aracı olan finansal planlama, işin tüm yönlerinin görülmesinde yöneticiye öngörü sağlar. Hedeflere ulaşacak kaynak tahsisinde doğru kararlar alınmasına yardımcı olur. Finansal Planlama işin yönetimi esnasında, farklı ekonomik koşullar içindeyken, değişen şartlara uyumda ilerlemeyi ölçerken en büyük yardımcıdır. Yeni yatırımlar tapmak, yeni şubeler açmak, işi genişletmek, ürün veya hizmetleri çeşitlendirmek için kararlar alırken hep yöneticinin yanındadır. Gelişen teknoloji ve artan rekabet nedeniyle daha hızlı ve doğru kararlar almanın gerekliliği açıktır. Bu kararları alabilmek için de Finansal Planlamanın, güvenilir ve süratli bir raporlama sisteminin olması gerekmektedir.

 

Finansal Planlama sürecinde şirketin tüm bölümleri kendi hedeflerini belirler ve gerçekleşen değerlere göre de sapmaları değerlendirir. Bu çalışmalar, şirket içi kararların alınmasını hızlandırır. Finansal Planlama, bir şirketin tüm süreçleri için kazanılmış bir sermayedir. Finansal Planlama, finansal raporların analizini gerektirir. Finansal raporların analizi olmadan, planlar yapmak zor veya imkansızdır. Finansal Planlama nakit, kazançlar ve harcamalar konusunda dengeli bir anlayış içinde şirketin ilerlemesini sağlar. Dönen varlıklar, duran varlıklar ve maddi olmayan şirket varlıklarını analiz ederek, finansal projeksiyon için kaynakları inceler.

 

Finansal Planlama yaparken, şirketin kısa vadeli yükümlülükleri, uzun vadeli borç ve özkaynak analizi değerlendirmeleri yapılır. Bu değerlendirmeler şirketin yükümlülüklerini izlemenize yardımcı olur. Borçlar için gerekli kaynak planlaması gibi konular planlanır. Faaliyet giderleri, maliyetler, parasal kazanç ve kayıpların değerlendirilmesi sonucu geliştirilmesi gereken konular, şirketin öncelikleri belirlenir. Şirket yöneticilerinin hazırlıklı olmasını sağlar.

 

Yeni Türk Ticaret Kanununun getirdiği yenilikler, farklı bakış açıları ile gerektirdiği paradigma değişiklikleri nedeniyle şirketlerde; İç kontrol ve denetim, Risk yönetimi, Finansal planlama, Mali performansları değerlendirme, Karar verme, Sürekli iyileşme, Yeni borçlanma stratejileri geliştirme yönünde çalışmalar önem kazanmıştır. Bugün bir zorunluluk olarak tanımlanmış olan finansal planlama; ölçeği ne olursa olsun, tüm şirketlere uzun menzilli görüş sağlayan kıymetli bir araçtır. Bu nedenle de global dünyamızda giderek zorlaşan rekabet koşullarına ayak uydurabilmek için modern yönetim tekniklerinden olan finansal planlama (Bütçeleme) ile Mali tablo analizi ve raporlamaları gibi yönetim araçlarının KOBİ’ler tarafından kullanılması adeta zorunlu hale gelmiştir.

 

Aslında rekabetin sadece üretimde, üründe, kalitede, satışta, teslim ve teslim sonrası hizmetlerde olduğunu dönemler geride kalmıştır. Rekabet konularına son yıllarda, karar vermede, planlamada, yönetimde, rekabet kavramları da eklenmiştir. Bu rekabet ortamında kıyasıya yarışan işletmelerin gündemlerinde, sosyal sorumluluk, şeffaf yönetim ve kamunun güvenini kazanmak konuları önemli yer tutmaktadır. Bu konular da dahi rekabet’in yolu yine ölçme, değerlendirme, performans ve raporlamadan geçmektedir. Bu yeni rekabet koşullarına uyum sağlayabilmek, yönetimlerde rekabetçi olmaya çalışabilmek, şimdiye kadar rekabeti daha çok üretim, satış ve kalite seklinde algılayan ve kendilerini bu yönde pek geliştiremeyen ülkemiz KOBİ’leri için pek kolay olmayacaktır.

 

KOBİ’lerin gerek uluslararası rekabet ortamında var olabilmeyi sürdürebilmesi, gerekse yukarıda belirtildiği üzere Temmuz 2012 de yürürlüğe giren Türk Ticaret Kanunu ile şirket yönetimlerine getirilen (TTK.375-625) Finansal Planlama (Bütçeleme), mali tablo denetim ve raporlamaları, iç kontrol ve denetim, risk yönetimi v.b devredilemez görev ve yetkilerin yerine getirilebilmesi açısından Finansal Planlama, Mali Analiz ve Raporlama sistemi kurmaları hayati önem kazanmıştır.