Sene sonu yaklaşmakta, bununla birlikte bir kaç bilgilendirme mailini sizlerle paylaşacağım. Bu mailleri okumakta, not almakta, takip etmekte ve hatta varsa ilgili konular ile bir durum tarafımızla paylaşılmasında büyük fayda vardır.

 

Bunlardan ilki Kar Dağıtımı ile ilgili olacaktır.

 

Firmalarda geçen sene kar çıkmış ve/veya önceki senelerde kar çıkmış ise karın en az %5'inin ortaklar arasında dağıtılması gerekmektedir.

 

Bu durum hakkında aşağıda değişik görüşler sunulmuş olsa da Vergi İnceleme elemanları dağıtılmamış karları da inceleme konusu yapmaya çalıştıklarını önceki senelerde rastlamış bulunmaktayız.

 

Dolayısı ile böyle bir durum ile firma olarak karşı karşıya kalmamak adına şirketinizin kar dağıtımı yapması gerekiyor ise sene geçmeden kar dağıtım kararı alarak gerekli kar dağıtımını ortaklar arasında yapılmasında fayda vardır.

 

 

 

Yüzde 5 Oranında Birinci Temettü Dağıtılması Mecburi mi? March 1, 2015

 
 

Mehmet MAÇ

Lebib Yalkın Dergisi

 

Özet

 

Yeni Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 519/2-c maddesindeki "Pay sahiplerine yüzde beş oranında kâr payı ödendikten sonra, ....." ibaresinden yola çıkarak, sermaye şirketlerinin sermayenin yüzde 5'i kadar kâr payı dağıtmak mecburiyetinde oldukları görüşünü ileri sürenlere rastlanmaktadır.

 

Bu görüş, fiili dağıtım yapılmasa bile bu miktardaki kârın dağıtılmış olduğu varsayımıyla kâr dağıtım stopajı istenebileceği düşüncesini akla getirmektedir.

 

Bizim görüşümüz, söz konusu hükmün kâr dağıtılması mecburiyeti getiren bir hüküm olmadığı yönündedir. Bu görüşümüzün dayanakları aşağıda sıralanmıştır. Zaten, uygulama öteden beri bu anlayışa göre devam etmektedir.

 

Anahtar Kelimeler: Birinci temettü, temettü, kâr payı, kâr dağıtımı.

 

1.Sermayenin Yüzde 5'i Kadar Kâr Dağıtımının Mecburi Olduğu Yönündeki Görüşler ve Gerekçeleri

 

Eski TTK'nun, yasal yedek akçelerin düzenlendiği 466'ncı maddesinde 2'nci  tertip yedek akça ayrılmasına ilişkin olarak,

 

"...... pay sahipleri için yüzde beş kâr payı AYRILDIKTAN sonra ...."

 

ibaresi kullanılmak suretiyle tanım yapılmıştı.

 

Bu tanım genel olarak kâr dağıtım mecburiyeti olarak algılanmamış, şirketler hemen hemen hiçbir tartışmaya konu olmaksızın KÂR DAĞITILMAMASI yönünde karar alabilmişlerdir.

 

Yeni TTK'nun 466'ncı maddeye tekabül eden 519'uncu maddesinde bu ibare,

 

"Pay sahiplerine yüzde beş oranında kâr payı ÖDENDİKTEN sonra, ....."

 

şeklinde değiştirilmiştir.

 

Bu ibare değişikliği, bazı yazarlar tarafından yeni TTK ile sermayenin yüzde 5'i kadar kâr dağıtılmasının mecburi hale geldiği şeklinde yorumlanmış ve yazılara konu edilmiştir.

 

Örnek vermek gerekirse;

 

- Sayın Rahim AK, "Binlerce Şirkete Para Cezası" başlıklı yazısında, 

 

- Sayın Nazmi KARYAĞDI, "Yüzde 5 Oranında I. Temettü Dağıtmak Zorunlu Hale Geldi" başlıklı   ve "Yüzde 5 Kâr Payı Dağıtılması" başlıklı  yazılarında,

 

- Sayın İbrahim GÜLER "Birinci Tertip Temettü Dağıtılmak Zorunda mı?" başlıklı yazısında   ,

 

- Sayın Soner ALTAŞ "Anonim ve Limited Şirketler Birinci Temettünün Ödenmesi Zorunlu mudur?"  başlıklı yazısında   ,

 

vergi sonrası ticari kârın, SERMAYENİN YÜZDE BEŞİ KADAR KISMININ ORTAKLARA DAĞITILMASININ MECBURİ OLDUĞU görüşünü ifade etmiştir.

 

Bahsi geçen yazarların bu görüşü ileri sürerken dayandıkları ana husus, eskiden "...... ayrıldıktan sonra" şeklinde olan ibarenin, yeni TTK'da "...... ödendikten sonra" şeklinde değiştirilmiş olmasıdır.

 

Bizim anlayışımıza göre bu ibare değişikliği şirketlere, yıllık kârın, sermayenin yüzde beşi kadar kısmının dağıtılması mecburiyeti getirmiş değildir.

 

Aşağıdaki bölümlerde bu görüşümüzün dayanakları ile paralel görüşle yazılan yazılar ve yapılan uygulamalar açıklanmıştır.

 

2.Yüzde 5 Kâr Dağıtılmasının Mecburi Olmadığı Yönündeki Görüşümüzün Gerekçeleri ve Paralel Görüşler

 

Eski TTK'nun geçerli olduğu yıllarda, bu Kanundaki 466'ncı maddede yer alan "...... ayrıldıktan sonra" ibaresinin kâr dağıtımı zorunluluğu anlamına geldiği yönünde görüşlere geçmişte de rastlanmıştır. Ancak bu görüşler çok zayıf kalmış ve uygulama, kâr dağıtım mecburiyetinin olmadığı anlayışıyla çok uzun süre devam etmiştir.

 

Bizim görüşümüz, yeni TTK'da söz konusu ibarenin "...... ödendikten sonra" olarak değiştirilmesinin, yüzde beş kâr payı dağıtma mecburiyeti getirildiği anlamında olmadığı yönündedir.

 

Bu görüşümüzün dayanakları şöyle özetlenebilir:

 

' Söz konusu ibare değişikliğinin amacının temettü kavramının, ayrılmak değil ödenmek kelimesiyle ifade edilmesinin daha doğru olacağı düşüncesine dayandığı, bu ibare değişikliği ile yüzde beş kâr dağıtımının mecburiyet haline getirilmesinin amaçlanmadığı anlaşılmaktadır.

 

' Başka bir anlatımla burada kârın, sermayenin yüzde beşine tekabül eden kısmının II. Tertip yedek akçe gerektirmeksizin pay sahiplerine ödenebileceği ifade edilmektedir.

 

' Nitekim yeni TTK'nun 519'uncu maddesine ilişkin gerekçede şu açıklamaya yer verilmiştir:

 

"Madde 519- Madde, 6762 sayılı Kanunun 466'ncı maddesinden alınmıştır. Ancak, anılan 466'ncı maddenin ifadesi, uygulamada yorum güçlükleri doğurduğundan gerek kelimelerin seçiminde, gerek söz diziminde önemli değişiklikler yapılmış, ancak İÇERİĞE TEMEL OLAN DÜŞÜNCE VE HÜKÜMLER DEĞİŞTİRİLMEMİŞTİR."

 

Görüldüğü gibi Kanun Koyucu'nun amacı, eski TTK'daki 466'ncı madde uygulamasını aynen devam ettirmektir.

 

Gerekçedeki bu açıklamaya rağmen sadece "...... ödendikten sonra" ibaresine dayanılarak yüzde beş kâr payı ödenmesi mecburiyeti geldiğini ileri sürmek doğru değildir.

 

' Şirket ana sözleşmesinde veya mevzuatta çok açık ve zorlayıcı bir hüküm bulunmadığı sürece kârın dağıtılmasına veya dağıtılmamasına ilişkin kararların verilmesinde tek yetkili organ Genel Kuruldur. Yeni TTK'nun 519'uncu maddesini, açık şekilde şirketleri yüzde beş kâr dağıtımına zorlayan bir hüküm olarak algılamak mümkün değildir.

 

' Söz konusu 519'uncu madde, yasal yedek akçelerin hesaplanış şekillerini belirtmeyi amaçlayan bir maddedir. Kâr dağıtımı gibi esasa müessir bir düzenlemenin böyle bir tarifin içine yerleştirilmiş olması mümkün değildir.

 

' Kaldı ki yeni TTK'da kâr paylarını konu alan ayrı bir bölüm mevcuttur. "Kâr payı" başlıklı 509'uncu maddede kâr dağıtımı mecburiyetinden söz edilmemiştir.

 

3.Sermaye Piyasası Kurulu'nun Anlayışı, Kâr Dağıtım Mecburiyetinin Bulunmadığı Yönündedir

 

Sermaye Piyasası Kurulu'nun II-19.1 sayılı "Kâr Payı Tebliği"nde SPK denetimindeki şirketlerin kâr dağıtmama kararları alabilecekleri belirtilmektedir (Madde 4/ 2-a).

 

Bu Tebliğ SPK'nın da yeni TTK'nun yüzde beş kâr dağıtım mecburiyeti getirmediği görüşünde olduğunu göstermektedir.

 

4.Ticaret Sicil Müdürlüklerinin Anlayış ve Uygulaması da Kâr Dağıtımı Mecburiyeti Olmadığı Şeklindedir

 

Yeni TTK yürürlüğe girdikten sonra, kâr dağıtımı yapılmamasını öngören binlerce genel kurul kararı alınmış ve bunların pek çoğu ticaret sicil memurlukları tarafından tescil edilmiştir.

 

Kâr dağıtılmaması kararları Türk Ticaret Kanunu'nun 519'uncu maddesine aykırılık teşkil etmiş olsaydı, bunca genel kurul kararının tescilinin reddedilmesi gerekirdi.

 

5.Kâr Dağıtımı Mecburiyetinin Olmadığı Yönündeki Yazar Görüşleri

 

Şirketlerde kâr dağıtımının mecburi olmadığı görüşünü benimseyen çok sayıda kişi ve yazara rastlanmaktadır.

 

Örnek vermek gerekirse;

 

- Sayın Uğurcan ÖZSES, "Sermaye Şirketlerinde Kâr Dağıtımı Zorunlu mudur?" başlıklı yazısında   ,

 

- Sayın Abdülkadir KAHRAMAN "Yeni TTK Sonrası I. Temettü Dağıtımı Zorunluluğu" başlıklı yazısında   ,

 

- Sayın Şefik ÇAKMAK "Kâr Elde Eden Şirketler Yeni TTK ve Vergi Kanunlarına Göre Kâr Dağıtmak ve Vergi Kesintisi Yapmak Zorunda Değildir" başlıklı yazısında    ,

 

şirketlerde öteden beri kâr dağıtım mecburiyeti bulunmadığı, yeni TTK'nın da böyle bir mecburiyet getirmediği yönünde görüş ifade etmişlerdir.

 

6.Konunun Vergisel Boyutu

 

Bilindiği üzere kurumların (bu arada sermaye şirketlerinin) kazançları % 20 oranında kurumlar vergisine tabidir.

 

Kâr dağıtımı yapılmadığı sürece başka bir vergi doğmaz.

 

Kârın dağıtılması halinde, şayet kâr payını alan Türk kurumlar vergisi mükellefi değil ise, %15 oranında (vergi anlaşmasının etkilediği hallerde, anlaşmada belirtilen oran üzerinden) stopaj yapılması gerekir.

 

Yüzde beş kâr dağıtımının mecburi olduğu durumda, dağıtım mecburiyetine konu kâr yasal hüküm nedeniyle dağıtılmış addedilerek stopaj talebine konu edilmesi gerektiği akla gelebilir.

 

Ancak;

 

- Yukarıda belirttiğimiz gibi yeni TTK'nun 519 uncu maddesi kâr dağıtım mecburiyeti getiren bir madde olmadığı için böyle bir stopaj talebi söz konusu olamaz.

 

- Bir an için, kâr dağıtım mecburiyetinin var olduğu kabul edilse bile, böyle bir mecburiyetin varlığının, kâr payının nakden veya hesaben ödenmediği durumda otomatik olarak stopaj doğurmaya yetmeyeceği görüşündeyiz.

 

7.Örnek Kâr Dağıtımı

 

TTK'nun 519'uncu maddesinin işleyişini göstermek amacıyla aşağıda bir kâr dağıtımı örneği verilmiştir.

 

KÂR DAĞITIMINA İLİŞKİN VERİLER:

 

- Ödenmiş sermaye (*)              100.000 TL

 

- Daha önce ayrılmış olan                      

 

  I. tertip yedek akçe miktarı      19.500 TL

 

- Vergi sonrası ticari kâr          25.000 TL

 

- Ortaklar: Hisselerin % 50'si bir Türk A. Ş.'ye % 50'si ise Türkiye'de mukim bir gerçek kişiye aittir.

 

- Kâr dağıtım kararı: Kârın tamamının dağıtılması.

 

(*) NOT:

 

I. tertip yedek akçenin hesabında dikkate alınacak % 20'lik tavanın tayininde dikkate alınması gereken sermaye ÖDENMİŞ sermayedir (TTK Md. 519/1).

 

II. tertip yedek akçe hesaplamasının dışında tutulması gereken % 5'lik kâr kısmının hesabında baz alınması gereken rakam ise, bizim anlayışımıza göre ilgili hesap yılının sonuncu günü itibari ile TESCİLLİ sermayedir.

 

KÂR DAĞITIM KARARININ UYGULANMASI:

 

- I. Tertip yedek akçe:

 

TTK'nun 519/1'inci maddesine göre yıllık kârın yüzde 5'i (Örneğimize göre 25.000 x 0,05 = 1.250 TL) I. tertip (genel kanuni yedek) akçe olarak ayrılır. Ancak I. tertip yedek akçenin ödenmiş sermayenin %20'si (örneğimize göre 100.000 x 0,20 = 20.000 TL) ile sınırlı olduğundan, yine örneğimize göre ayrılması gereken I. tertip yasal yedek akçe 1.250 TL değil, (20.000 TL – 19.500 TL =) 500 TL olarak tespit edilmelidir.

 

- II. Tertip yedek akçe:

 

TTK'nun 519/1-c maddesine göre, dönem dağıtılabilir kârının, tescilli sermayenin yüzde 5'i kadar kısmının (örneğimize göre 100.000 x 0,05 = 5.000 TL'nin) II. tertip yedek akçe hesabının dışında tutulması, dağıtılması kararlaştırılan kâr payının bu yüzde 5'lik sınırı aşan kısmının yüzde 10'unun II. tertip yedek akçe olarak ayrılması gerekmektedir.

 

Örneğimizde kârın tamamının dağıtılması kararlaştırıldığına göre 25.000 TL tutarındaki yıllık vergi sonrası ticari kârdan I. tertip yedek akçe olan 500 TL indirildikten sonra kalan 24.500 TL'nin 5.000 TL'lik kısmı I. temettü olarak (II. tertip yedek akçe hesaplanmaksızın) ayrılacak, kalan 19.500 TL'nin yüzde 10'u olan 1.950 TL   II. tertip yedek akçe olarak hesaplanacak, kalan (19.500 – 1.950 =) 17.550 TL   II. temettünün tutarı olacaktır.

 

NOT:

 

Uygulamada, Bu örnekteki ikinci tertip yasal yedek akçe hesabının, 19.500 TL'nin %10'unun alınması şeklinde değil, bu rakamın 11'e bölünmesi sureti ile yapılabildiği görülmektedir. TTK'nın 519'uncu maddesi her iki hesap tarzını da haklı kılacak şekilde düzenlenmiştir. Kaldı ki yedek akçelerin yanlış hesaplanmasını konu alan herhangi bir cezai müeyyide hükmü yoktur. Bu nedenle her iki hesap şekli de kabul görmektedir.

 

- Dağıtılacak kârın hesabı:

 

Böylelikle bulunan I ve II. tertip temettüler toplamı (5.000 TL + 17.550 TL = 22.550 TL) yasal yedek akçeler ayrıldıktan sonra ortaya çıkan, stopaj öncesi dağıtılacak kâr payıdır.

 

Örneğimize göre 22.550 TL olan brüt dağıtılabilir kârın, Türkiye'de mukim gerçek kişi ortağa isabet eden 11.275 TL'lik kısmı, %15 oranında kâr dağıtımı stopajına tabi olup kalan 11.275 TL'lik kısım bir Türk kurumlar vergisi mükellefine isabet ettiği için stopaj gerektirmez.

 

Buna göre;

 

- Türkiye'de mukim gerçek kişi ortağa (11.275 – 1.691,25 =) 9.583,75 TL

 

- Türk A.Ş. olan ortağa            11.275,00 TL

 

olmak üzere toplam 20.858,75 TL kâr payı ödemesi yapılacaktır.

 

Kâr dağıtımına ilişkin yevmiye maddesi şöyle olacaktır:

 

----------------------------------/-----------------------------------

 

591 DÖNEM NET KÂRI                    25.000,00

 

     540 YASAL YEDEKLER                                    2.450,00

 

     I. Tertip yedek akçe    500,00

     II. Tertip yedek akçe 1.950,00                                   

 

     331 ORTAKLARA BORÇLAR                                20.858,75

 

     Gerçek kişi ortak 9.583,75

     Türk A.Ş. ortak  11.275,00

 

     360 ÖDENECEK VERGİ VE FONLAR                          1.691,25

 

----------------------------------/-----------------------------------

 

 

8. Sonuç

 

Eski TTK'nın 466'ncı maddesindeki "... pay sahipleri için % 5 kâr payı ayrıldıktan sonra" ibaresi, kâr dağıtımı mecburiyeti olarak algılanmamış ve uygulanmamıştır.

 

Yeni TTK'nun 519'uncu maddesi, eski TTK'daki 466'ncı maddeye tamamen paraleldir.

 

Nitekim 519'uncu maddenin gerekçesinde, madde üzerinde sadece kelime seçimi anlamında rötuşlar yapıldığı, ".... İÇERİĞE TEMEL OLAN DÜŞÜNCE VE HÜKÜMLER...." açısından herhangi bir değişikliğin amaçlanmadığı belirtilmiştir.

 

Dolayısıyla eski TTK'nun 466'ncı maddesindeki "........ ayrıldıktan sonra"  ibaresinin, yeni TTK'nun 519'uncu maddesinde "....... ödendikten sonra" haline getirilmiş olması, kâr dağıtım mecburiyeti getirildiği şeklinde yorumlanamaz.

 

Uygulamada kâr dağıtmama kararı almış olan şirketler, gerek TTK açısından, gerekse vergisel yönden herhangi bir vergi, ceza veya engelleme ile karşılaşmamaktadır.

Daha ayrıntılı bilgi için lütfen müşavirliğimiz ile irtibata geçiniz. 

Daha önce gönderilmiş bültenlerimize buradan http://www.optimaldenetim.com/e-bulten-arsivi/ ulaşabilirsiniz.

Aşağıdaki linklere tıklayarak sosyal medya hesaplarımızdan da bizi takip edebilirsiniz

Bir ağaç kurtarın... Gerçekten ihtiyacınız yoksa lütfen bu e-postayı yazdırmayın.

 

 

Bu mesaj ve ekleri, mesajda gonderildigi belirtilen kisi/kisilere ozeldir ve gizlidir. Bu mesajin muhatabi olmamaniza ragmen tarafiniza ulasmis olmasi halinde;mesajın gizliligi ve bu gizlilik yukumlulugune uyulmasi zorunlulugu tarafiniz icin de soz konusudur. Zira bu mesajda gizli kalması gereken özel bilgiler olabilir.Mesaj sahibinin izni olmadan içerik ve bilgiler 3. Kişiler ile paylaşılamaz. Mesajı yanlışlıkla aldıysanız, başkalarına aktarmayınız ve kopyalamayınız. Lütfen göndereni uyarınız ve mesajı siliniz. Duyarlılığınızdan dolayı teşekkür ederiz. Bu mesaj bilgi paylaşım amaçlıdır. Tavsiye veya öneri niteliği taşımaz ve kaynak olarak kullanılamaz.Mesaj ve eklerinde yer alan bilgilerin dogrulugu ve guncelligi konusunda gonderenin ya da sirketimizin herhangi bir sorumlulugu bulunmamaktadir. Sirketimiz mesajin ve bilgilerinin size degisiklige ugrayarakveya gec ulasmasindan, butunlugunun ve gizliliginin korunamamasindan, virus icermesinden veya bilgisayar sisteminize verebilecegi herhangi bir zarardan sorumlu tutulamaz.

 This message and attachments are confidential and intended solely for the individual(s) stated in this message. If you received this message although you are not the addressee, you are responsible to keep the message confidential. The sender has no responsibility for the accuracy or correctness of the information in the message  and its attachments. Our company shall have no liability for any changes or late receiving, loss of integrity and confidentiality, viruses and any damages caused in anyway to your computer system.