6736 Sayılı Yapılandırma Kanunu Bilgilendirme Toplantısı Soru ve Cevapları

Gelir İdaresi Başkanlığı ile Ankara Yeminli Mali Müşavirler ve Ankara Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odalarının ortaklaşa 18.10.2016 tarihinde Ankara’da düzenlediği  6736 Sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması Kanununa ilişkin bilgilendirme toplantısında meslek mensupları tarafından yöneltilen sorulara başkanlığın verdiği cevaplar başkanlığın web sitesinde yayımlandı.

Çok sorulan konularla ilgili birkaç soru ve cevabı aşağıdaki gibidir, tüm soru ve cevapları için tıklayınız.

Özellikle 19. Soruya verilen cevaba dikkatinizi çekmek isteriz. Bu cevap ile Gelir İdaresi Başkanlığı, mükellefin KDV Beyannamesini vermekle birlikte KDV dönemlerinden herhangi birinde istisna veya tecil terkinden kaynaklanmaksızın hesaplanan KDV sıfır olarak beyan edilmiş ise de bu karşılaştırma yapılmalıdır. Yani, mükellefin istisnası ve tecil terkin işlemi olmaması halinde de herhangi bir dönemde hesaplanan KDV sıfır ise Kurumlar Vergisi bakımından da matrah artırımı yapılacak ve kıyaslama yoluna gidilecektir demektedir.

SORU 1: 2014’de tür değiştiren limited şirket anonim şirkete dönüşmüş olup limited şirket için matrah artırımı nasıl yapılacaktır?

5520 sayılı Kanun uyarınca yapılan tür değişikliklerinde, münfesih hale gelen kurumun tüm hak ve yükümlülükleri yeni kuruma intikal ettiğinden, tür değişikliği nedeniyle infisah eden ve ticaret sicilinden silinerek mükellefiyet kayıtları  kapatılan kurumlar adına dönüşülen kurumlar tarafından matrah artırımında bulunulması ve Kanunun öngördüğü imkanlardan yararlanılması mümkündür. 
Dolayısıyla, limited şirketin faaliyette bulunduğu dönemler için limited şirket adına anonim şirket tarafından matrah artırımında bulunulabilecektir.

SORU 2: Tasfiye edilerek tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmiş olan bir şirket adına matrah artırımı yapılabilir mi?

Tasfiye edilerek tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmiş olan bir şirket adına, matrah artırımında bulunmak üzere bildirim veya beyanda bulunulması mümkün olmamakla birlikte tasfiye öncesi dönemler için, kanuni temsilciler hep birlikte; tasfiye dönemleri için, tasfiye memuru veya birden fazla tasfiye memuru varsa tüm tasfiye memurları birlikte (tasfiye edilerek ticaret sicilinden silinmiş olan kurumların kanuni temsilcisi veya tasfiye memuru olduklarına dair bilgileri de ihtiva eden) bildirim ve beyanlar ile matrah artırımında bulunabilecektir.

SORU 3: Yıllara yaygın inşaat onarım işlerinde matrah ve KDV artırımı hangi yılları kapsamalıdır?

Yıllara sari inşaat ve onarım işi yapan gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri, her bir inşaat itibarıyla işin bittiği yıl esas alınmak suretiyle bu faaliyetleri dolayısıyla 2011, 2012, 2013, 2014 ve 2015 yılları için 6736 sayılı Kanunun matrah ve vergi artırımı hükümlerinden yararlanabileceklerdir.

Öte yandan, önceki yıllarda başlayan, ancak 2016 yılında bitmiş veya halen devam etmekte olan, yıllara sari inşaat ve onarım işleri için gelir vergisi mükelleflerinin Mart 2017, kurumlar vergisi mükelleflerinin Nisan 2017 ve müteakip yıllarda beyanda bulunması gerektiğinden bu işlerine ilişkin olarak 6736 sayılı Kanunun matrah ve vergi artırımı hükümlerinden yararlanma imkanı bulunmamaktadır.

SORU 4: Vergi İncelemesi sonucunda (A) mükellefi hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda (B) mükellefinin de sahte belge düzenleme yönünden incelenmesi gerektiğinin belirtilmesi üzerine vergi incelemesine alınan ve incelemesi devam eden (B) mükellefi matrah artırımından faydalanabilir mi?

213 sayılı Kanunun 359 uncu maddesinin (b) fıkrasındaki “defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler” hakkında, 6736 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihten önce herhangi bir tespit yapılmış olması durumunda, bu kapsama giren mükelleflerin, Kanunun 5 inci maddesi hükmüne göre matrah ve vergi artırımından yararlanmaları mümkün değildir. Bu hükmün uygulanmasında, vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen raporlar ile yapılan tespitler dikkate alınacaktır. Dolayısıyla, (B) mükellefi hakkında vergi incelemesine yetkili olanlarca düzenlenen rapor veya bir tespit bulunmaması halinde matrah artırımından yararlanabilecektir.

SORU 7: Matrah ve vergi artırımına ilişkin tutarlar ödenmemesi matrah ve vergi artırımının sağladığı imkanlardan yararlanılmasına engel teşkil eder mi?

Matrah ve vergi artırımında bulunanların taksitlerini süresinde ödememesi, artırım hükümlerinin ihlali anlamına gelmeyecektir. Ancak, ödenmeyen vergiler, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen oranın bir kat fazlası oranında gecikme zammı ile birlikte takip ve tahsil edilecektir.

SORU 10: 2015 yılı faaliyet sonuçlarını yansıtan yıllık kurumlar vergisi beyannamesi için düzeltme beyannamesi vermiş olan mükellef matrah artırımında bulunurken düzeltme beyannamesindeki tutar mı esas alınacak?

Mükelleflerce ilgili yıllarda düzeltme beyannamesi verilmiş ve düzeltme işlemlerinin 6736 sayılı Kanunun yayımlandığı tarihe kadar sonuçlandırılmış olması hali de dahil olmak üzere, ikmalen, re’sen veya idarece yapılan tarhiyatlar üzerine Kanunun yayımlandığı tarihten önce yapılıp kesinleşen tarhiyatlar, matrah artırımına esas ilgili dönem beyanı ile birlikte dikkate alınacaktır.

SORU 11: Matrah artırımı yapılırken KDV-kurumlar-gelir vergisini birlikte artırmak zorunlu mudur? Ayrıca, stopaj artırımı yapmak zorunlu mudur?

Esas itibarıyla böyle bir zorunluluk bulunmamakta olup mükellefler istedikleri vergi türünden matrah ve vergi artırımında bulunabilirler.

Ancak belirlenen bazı hallerde bir vergi türünden matrah veya vergi artırımında bulunulması için diğer bir vergi türünden de artırımda bulunulması şartı aranmaktadır. Örneğin; 2011 ila 2015 yıllarında vermiş oldukları kurumlar vergisi beyannamelerinde kurumlar vergisine tabi matrah beyan eden, matrah beyan etmeyen veya zarar beyan eden mükelleflerin, bu dönemlere ilişkin olarak 193 sayılı Kanunun geçici 61 inci maddesine göre, vergi tevkifatına tabi kazançları ile ilgili olarak vergi artırımı veya matrah beyanında bulunabilmeleri için, kurumlar vergisi matrahlarını da artırmaları zorunludur.

SORU 14: Kayıtlarda yer aldığı halde işletmede mevcut olmayan kasa mevcudu ile ortaklardan alacaklar hesabı düzeltilirken, işletmenin sipariş verdiği fakat karşı tarafın çeşitli nedenlerle siparişi yerine getiremediği hallerde 159 no.lu hesapta izlenen tutarlarda düzeltmeye konu edilebilir mi?

31/12/2015 tarihi itibarıyla düzenledikleri bilançolarında görülmekle birlikte işletmelerinde bulunmayan kasa mevcutları ve işletmenin esas faaliyet konusu dışındaki işlemleri dolayısıyla (ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya çıkan) ortaklarından alacaklı bulunduğu tutarlar ile ortaklara borçlu bulunduğu tutarlar arasındaki net alacak tutarları ile bunlarla ilgili diğer hesaplarda yer alan işlemlerini düzeltebilmeleri mümkündür.

Ancak, sipariş işlemi nedeniyle oluşan tutarların bu hüküm kapsamında düzeltilmesi söz konusu değildir.

SORU 16: Kurumlar vergisi matrah artırımından yararlanılması durumunda ilgili yıl için transfer fiyatlandırması yönünden inceleme yapılması ve kar dağıtımına yönelik stopaj farkı çıkartılması mümkün müdür?

Kar dağıtımı stopajlarının 6736 sayılı Kanunun 5 inci maddesi kapsamında artırımı söz konusu değildir. Matrah artırımında bulunması mükellefin kar dağıtım stopajı yönünden incelenmesine engel teşkil etmeyecektir.

SORU 18: KDV artırım tutarı hesaplanırken ilave edilecek KDV, hesaplanan KDV’ye dahil edilecek mi?

KDV artırımına esas hesaplanan KDV’ye ilave edilecek KDV dahil edilmeyecektir. Ancak, ilgili dönemlerde hesaplanan KDV olarak beyan edilmesi gereken KDV’nin ilave edilecek KDV satırında beyan edilmiş olması halinde bu tutarların da hesaplanan KDV’ye dahil edilmesi gerekir.

SORU 19: KDV artırımında yıl içinde tüm beyannameler verilmiş buna göre; -11 ayda hesaplanan KDV var 1 ayda yok, -8 ayda hesaplanan KDV var 4 ayda yok, -1 ayda hesaplanan KDV var 11 ayda yok. Bu durumlarda KDV artırımı nasıl yapılacaktır?

Artırımda bulunulan yıl içindeki dönemlere ilişkin verilen beyannamelerin bir kısmında hesaplanan vergisi bulunan, diğer kısmında ise istisna veya tecil-terkin kapsamındaki işlemleri dışındaki nedenlerle (işlemlerinin bulunmaması veya işlemlerinin tamamının verginin konusuna girmemesi gibi) hesaplanan KDV bulunmayan mükelleflerin, vergi artırımı için 6736 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (b.3) bendi uyarınca karşılaştırma yapmaları gerekmektedir. Bu mükelleflerin gelir veya kurumlar vergisi bakımından matrah artırımı yapmadan KDV artırımından faydalanmaları mümkün değildir.

Bu durumların hepsinde KDV artırım imkanından yararlanmak için gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımında bulunmak zorunludur. Her üç durumda da hesaplanan KDV’si bulunan dönemlerdeki hesaplanan KDV tutarları toplanır. Bu tutara ilgili yıl için belirlenen oran uygulanmak suretiyle bir hesaplama yapılır. Gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımı tutarlarının %18’i de hesaplanır. Hesaplanan bu tutarlardan hangisi büyükse KDV artırım tutarı olarak dikkate alınır. Tebliğ ekinde yer alan Ek:17’deki bildirim formu kullanılır.

SORU 21: İlgili yılda tüm KDV beyanlarını vermiş ve bu beyanların tamamında hesaplanan KDV’si olan mükellefin, KDV matrah artırımında hesaplanan KDV toplamına ilgili yıl vergi oranı uygulamak yeterli mi? Ayrıca kurumlar, gelir asgari matrah oranı ile karşılaştırma yapılacak mıdır?

Matrah artırımı yapılacak dönemde verilen beyannamelerin tamamında hesaplanan KDV olması halinde gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımı yapılması zorunlu değildir. Gelir veya kurumlar vergisinden matrah artırımında bulunulsa bile karşılaştırma yapılmasına gerek yoktur. Hesaplanan KDV tutarlarının toplamına ilgili yıl için belirlenen oran uygulanmak suretiyle KDV artırım tutarı hesaplanır. Tebliğ ekinde yer alan Ek:14 bildirim formu kullanılır.

SORU 22: Bütün dönemlere ait KDV beyannameleri verildi ve hepsinde hesaplanan KDV var. Ancak bir dönemde hesaplanan KDV ile birlikte istisnalı işlem de bulunmaktadır. Bu durumda kurumlar vergisi matrah artırımı ile kıyas yaparak kurumlar vergisini de artırmama gerek var mı?

Matrah artırımı yapılacak dönemde verilen beyannamelerin tamamında hesaplanan KDV olması halinde gelir veya kurumlar vergisi matrah artırımı yapılması zorunlu değildir. Bu dönemlerin herhangi birisinde hesaplanan KDV ile birlikte istisna kapsamında işlem bulunması bu durumu değiştirmez.

Hesaplanan KDV tutarlarının toplamına ilgili yıl için belirlenen oran uygulanmak suretiyle KDV artırım tutarı hesaplanır. Tebliğ ekinde yer alan Ek:14 bildirim formu kullanılır.

SORU 30: Sürekli KDV mükellefiyetleri bulunmayan sigorta firmalarının yılın sadece 2-3 ayında sabit kıymet satışı yapmış ve buna ilişkin beyanname vermiş olmaları durumunda KDV matrah artırımı uygulamaları nasıl olacaktır?

Sigorta şirketlerinin bütün işlemleri BSMV’ye tabi olduğundan sabit kıymet satışları da BSMV’ye tabidir. Dolayısıyla KDV beyan etme gibi bir durum ortaya çıkmaz.

Ancak bahsedilen sigorta aracıları ise sigorta aracılarının sigortacılık işlemleri dışındaki işlemleri KDV’ye tabidir. Bu işlemlerde sadece işlemin gerçekleştiği dönemde KDV beyannamesi verilmesi gerekir. 6736 sayılı Kanunun KDV matrah artırımına yönelik hükümlerinden sürekli KDV mükellefiyeti bulunmayan sigorta aracıları, sadece mükellefiyet tesis ettirdikleri vergilendirme dönemleri itibarıyla yararlanabilirler. İlgili yıl içinde birden fazla vergilendirme döneminde mükellefiyet tesis edilmiş olması durumunda, sözkonusu dönemlerin aynı yıla isabet edenleri toplanarak tamamı üzerinden ilgili yıl için belirlenen artırım oranı uygulanmak suretiyle KDV artırım imkanından yararlanmaları mümkündür.

SORU 35: Ba-Bs bildirimi dönemi 04/2016, türü ÖUCZ, tebliğ tarihi 07.09.2016 vergi dairesi kesinleşmiş borç diye yapılandırmadan yararlandırmıyor. Vergi dairesi müracaat tarihi 18.10.2016.

6736 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasında “(1) Bu Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olarak, bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce başlanıldığı hâlde, tamamlanamamış olan vergi incelemeleri ile takdir, tarh ve tahakkuk işlemlerine bu Kanunun matrah ve vergi artırımına ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla devam edilir. Bu işlemlerin tamamlanmasından sonra tarh edilen vergilerin %50’si ile bu tutara gecikme faizi yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ile bu tarihten sonra ihbarnamenin tebliği üzerine belirlenen dava açma süresinin bitim tarihine kadar hesaplanacak gecikme faizinin tamamının, vergi aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın %25’inin; ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içerisinde yazılı başvuruda bulunularak, ilk taksit ihbarnamenin tebliğini izleyen aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler hâlinde altı eşit taksitte ödenmesi şartıyla vergi aslının %50’sinin, vergi aslına bağlı olmayan cezalarda cezanın %75’inin, vergilere bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar uygulanan gecikme faizinin ve vergi aslına bağlı cezaların tamamının tahsilinden vazgeçilir.” hükmü yer almaktadır.

Yukarıdaki madde hükmüne göre, Kanunun yayımlandığı 19/8/2016 tarihi itibarıyla Kanunun kapsamına giren; vergi, resim ve harçlara yönelik olarak bir vergi incelemesine başlanılmış veya takdir komisyonlarından matrah/vergi takdiri istenilmiş ve bu işlemler sonuçlanmamışsa mükellefler, bu işlemlerin sonuçlanmasından sonra Kanun hükümlerinden yararlanabilecektir.

Bu durumda, vergi/ceza ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içerisinde yazılı olarak başvuruda bulunulması ve ilk taksitin de ihbarnamenin tebliğini izleyen ayda ödenmesi gerekmektedir.

Maddede belirlenmiş sürede başvuruda bulunmayan mükelleflerin madde hükümlerinden yararlanması yasal olarak mümkün değildir.

SORU 39: Mükellef 1. taksitten sonra peşin ödemeye geçerse Yİ-ÜFE nin %50 indiriminden faydalanabilir mi?

6736 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde “b) İlk taksit ödeme süresi içerisinde tamamen ödenmesi hâlinde, fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarı (bu Kanunun 4 üncü maddesine göre fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutar ile birlikte hesaplanan gecikme faizi dâhil) üzerinden ayrıca %50 indirim yapılır.” hükmü yer almaktadır.

Buna göre, yapılandırılan tutarın tamamının ilk taksitin ödeme süresinin son gününe kadar (Kasım/2016 ayı içerisinde) ödenmesi halinde peşin ödeme indirimden yararlanılması mümkün bulunmaktadır. Bu tarihten sonra yapılacak ödemelerde peşin ödeme indiriminden yararlanılması mümkün bulunmamaktadır.

SORU 43: 6736 Sayılı Kanunun yayımlandığı tarih itibariyle mali tatil ve adli tatil sebebiyle dava açma süresi henüz dolmamış cezalı tarhiyatlarla ilgili olarak 6736 Sayılı Kanunun ilgili hükümleri tatbik edilmekten imtina edilebilir mi? Not: Ankara Vergi Dairesi böyle bir uygulama içerisinde.

5604 sayılı Malî Tatil İhdas Edilmesi Hakkında Kanunun 1 inci maddesi uyarınca, dava açma süresinin mali tatile rastlaması halinde süre, mali tatil süresince işlememektedir. Mali tatil nedeniyle uzayan dava açma süresinin son gününün 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca çalışmaya ara verme süresine rastlaması durumunda ise dava açma süresi, çalışmaya ara vermenin sona erdiği günü izleyen günden itibaren yedi gün uzamaktadır.

Mükelleflerin 6736 sayılı Kanun kapsamında borçlarının yapılandırılması işlemlerinde Kanunun yayımlandığı 19.08.2016 tarihi itibarıyla mevcut hukuki durumlarının dikkate alınması gerekmektedir.

Bu itibarla, mali tatil ve adli tatil dolayısıyla dava açma süresi son günü 7.9.2016 tarihine kadar (bu tarih dahil) uzayan vergi/ceza ihbarnamelerine konu alacaklar için (Kanunun kapsadığı dönemlere ilişkin olması şartıyla) Kanunun 3 üncü maddesi hükmünden yararlanılması mümkündür.

Daha ayrıntılı bilgi için lütfen müşavirliğimiz ile irtibata geçiniz. 

Aşağıdaki linklere tıklayarak sosyal medya hesaplarımızdan da bizi takip edebilirsiniz.

Bir ağaç kurtarın... Gerçekten ihtiyacınız yoksa lütfen bu e-postayı yazdırmayın.

 

 

Bu mesaj ve ekleri, mesajda gonderildigi belirtilen kisi/kisilere ozeldir ve gizlidir. Bu mesajin muhatabi olmamaniza ragmen tarafiniza ulasmis olmasi halinde;mesajın gizliligi ve bu gizlilik yukumlulugune uyulmasi zorunlulugu tarafiniz icin de soz konusudur. Zira bu mesajda gizli kalması gereken özel bilgiler olabilir.Mesaj sahibinin izni olmadan içerik ve bilgiler 3. Kişiler ile paylaşılamaz. Mesajı yanlışlıkla aldıysanız, başkalarına aktarmayınız ve kopyalamayınız. Lütfen göndereni uyarınız ve mesajı siliniz. Duyarlılığınızdan dolayı teşekkür ederiz. Bu mesaj bilgi paylaşım amaçlıdır. Tavsiye veya öneri niteliği taşımaz ve kaynak olarak kullanılamaz.Mesaj ve eklerinde yer alan bilgilerin dogrulugu ve guncelligi konusunda gonderenin ya da sirketimizin herhangi bir sorumlulugu bulunmamaktadir. Sirketimiz mesajin ve bilgilerinin size degisiklige ugrayarakveya gec ulasmasindan, butunlugunun ve gizliliginin korunamamasindan, virus icermesinden veya bilgisayar sisteminize verebilecegi herhangi bir zarardan sorumlu tutulamaz.

 This message and attachments are confidential and intended solely for the individual(s) stated in this message. If you received this message although you are not the addressee, you are responsible to keep the message confidential. The sender has no responsibility for the accuracy or correctness of the information in the message  and its attachments. Our company shall have no liability for any changes or late receiving, loss of integrity and confidentiality, viruses and any damages caused in anyway to your computer system.