Vergi Mükellefi Olmayan Nihai Tüketicilerden İşletmeye Alınan Demirbaşlar ve Belge Düzeni

Abdullah Gündoğmuş

Vergi Mükellefi Olmayan Nihai Tüketicilerden İşletmeye Alınan Demirbaşlar ve Belge Düzeni

Vergi Mükellefi Olmayan Nihai Tüketicilerden İşletmeye Alınan Demirbaşlar ve Belge Düzeni

Tarih: 14.10.2016

Giriş

İşletmeler ticari hayattaki ihtiyaçlarının bir kısmını zaman zaman nihai tüketicilerden de karşılıyor olabilmektedirler. Bu durumda işletmenin ne şekilde hareket edeceği ve bu hizmet veya mal/demirbaş alımlarını kayıtlarına nasıl intikal ettirip ödemelerini yapacaklarını ve har hangi bir Gelir Vergisi veya Kdv tevkifatının yanında başkaca vergilere tabi olup olmadığı konularını kanun, tebliğ ve mukteza/özelgeler çerçevesinde açıklamaya çalışacağız.

Gider Pusulası Vergi Usul Kanununun 234.maddesinde son derece kullanımı sınırlı olmakla birlikte Maliye Bakanlığının meseleyi müktezalar/özelgeler ve tebliğlerle gider pusulasının kullanım alanını geniş tutmaya çalıştığı görülmektedir.

Ancak işletmelerin halen nasıl gider pusulası düzenleyeceğini tam olarak bilinmemesi işletmede yer aldığı halde kayda alınmayan emtianın var olmasına ve kasa açıklarının oluşması gibi durumlara da sebebiyet vermektedir.

Açıklama

Öncelikli olarak konumuzun daha anlaşılır olabilmesi için mükellef, vergi sorumlusu, nihai tüketici, esnaf muaflığı, vergi tevkifat ve gider pusulası gibi kavramları kısaca açıklamaya çalışacağız.

Mükellef Ve Vergi Sorumlusu

Mükellef; vergi kanunları gereğince üzerine vergi borcu düşen gerçek veya tüzel kişidir. Mükellef olmak için hak ehliyeti yeterlidir, fiil ehliyetine gerek yoktur. Mükellefin yerli ya da yabancı olması arasında bir farklılık yoktur, iki tür mükellefiyet vardır.

– Tam Mükellefiyet: Türkiye’de yerleşmiş yada yerleşmiş sayılanlar tam mükellef olarak kabul edilirler. Bir takvim yılında 6 aydan fazla oturanlar da tam mükellef kabul edilirler.

– Dar Mükellefiyet: Türkiye’de ikamet etmeyen ancak kazancını Türkiye’de elde eden kişilerdir.

Vergi Usul Kanunu, vergi sorumlusunu, “verginin ödenmesi bakımından alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişidir” şeklinde tanımlamıştır. Mükellef ile sorumlu arasındaki fark vergi sorumlusunun başkasına ait bir vergi borcunun ödenmesinden sorumlu tutulmasıdır.

Vergi Sorumlularının Sorumluluğu

Yaptıkları veya yapacakları ödemelerden vergi kesmek zorunda olanlar, verginin tam olarak kesilip ödenmesinden ve bununla ilgili diğer ödevleri yerine getirmekten sorumludurlar. Vergi sorumluları, vergiyi kesip ilgili vergi dairesine ödemek mükellefliliğini yerine getirmedikleri takdirde; vergi, kendilerinden, ikmalen veya resen tarh edilmek suretiyle alınır.

Esnaf Muaflığı

Gelir Vergisi Kanununun 9. Maddesinde yer alan ticaret ve sanat erbabına tanınan gelir vergisi muafiyetidir. Dolayısı ile bu muaflığın, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü madde uyarınca tevkif suretiyle kesilen vergiye şümulü yoktur. Esnaf muaflığına ilişkin şartları taşıyanlara talepleri halinde vergi dairesince Esnaf Vergi Muafiyeti Belgesi de verilir. Bu belgenin şekil ve muhtevasının tayin ve tespiti ile iptali ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.

Nihai Tüketici

Kişisel arzu, istek ve ihtiyaçları için ürünleri satın alan ya da satın alma kapasitesinde olan gerçek kişidir. Vergi kanunları karşısında ise Mükellef ve/veya Vergi sorumlusu olmayıp, esnaf muaflığından faydalanmayan kişiler nihai tüketici olarak adlandırılmışlardır.

Vergi Tevkifatı

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zirai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.” hükmü yer almış olup, aynı fıkranın 13 üncü bendinde ise; esnaf muaflığından yararlananlara mal ve hizmet alımları karşılığında yapılan ödemelerden tevkifat yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

Gider Pusulası

213 sayılı Vergi Usul Kanununun 234 üncü maddesinde; birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle defter tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabının ve çiftçilerin vergiden muaf esnafa yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları emtia için tanzim edip işi yapana veya emtiayı satana imza ettirecekleri gider pusulasının vergiden muaf esnaf tarafından verilmiş fatura hükmünde olduğu, bu belgenin, birinci ve ikinci sınıf tüccarların, zati eşyalarını satan kimselerden satın aldıkları altın, mücevher gibi kıymetli eşya için de tanzim edileceği hükme bağlanmıştır.

Vergi Usul Kanunu 234. Maddede ise Gider Pusulası aşağıdaki şekilde tarif edilmiştir.

– Birinci ve (4369 sayılı Kanunun 81/A-7 nci maddesiyle değiştirilen ibare) ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenlerle(*) defter tutmak mecburiyetinde olan serbest meslek erbabının ve çiftçilerin:

– Vergiden muaf esnafa;

Yaptırdıkları işler veya onlardan satın aldıkları emtia için tanzim edip işi yapana veya emtiayı satana imza ettirecekleri gider pusulası (4369 sayılı Kanunun 81/A-7 nci maddesiyle değiştirilen ibare) vergiden muaf esnaf(****) tarafından verilmiş fatura hükmündedir. Bu belge, birinci ve ikinci sınıf tüccarların, zati eşyalarını satan kimselerden satın aldıkları altın, mücevher gibi kıymetli eşya için de tanzim edilir.

Gider pusulası, işin mahiyeti, emtianın cins ve nev’i ile miktar ve bedelini ve iş ücretini ve işi yaptıran ile yapanın veya emtiayı satın alan ile satanın adlarıyla soyadlarını (Tüzel kişilerde unvanlarını) ve adreslerini ve tarihi ihtiva eder ve iki nüsha olarak tanzim ve bir nüshası işi yapana veya malı satana tevdi olunur.

(2365 sayılı Kanunun 37’nci maddesiyle eklenen fıkra) Gider pusulaları, seri ve sıra numarası dahilinde teselsül ettirilir.

Nihai Tüketiciden Alınan Demirbaş Alımı ve Belge Düzeni

Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda işletmelerin ikinci el demirbaş alımlarında nihai tüketici kapsamına giren kişilerden bu alımı gerçekleştirmeleri durumunda yapmaları gereken ve belge düzeni aşağıdaki şekilde açıklanmıştır.

Öncelikli olarak bu kişilerden alımlarda karşımızdaki muhatabın durumunu tespit edilmesi gekerekir. Konumuz üzerine Nihai tüketici olup olmadığını belirlememiz gerekmektedir.

Bunun için malı satan kişinin

1- Vergi Mükellefiyetinin bulunmaması

2- Esnaf muaflığından faydalanıyor olmaması gerekmektedir.

Bu şartlara haiz olan kişilerden yapılan ikinci el demirbaş alımlarında ise yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere en az iki nüsha halinde gider pusulası düzenlenmesi gerekmektedir.

Gider Pusulasında belge düzenini ise kısaca iki kısımda tanımlayabiliriz. (Daha detaylı bilgi için VUK ilgili hükümlerine bakınız.)

1- Satın Alınan Demirbaşa ait bilgiler: Bu kapsamda satın alma tarihi, satın alınan mal, cins, miktar, adet, tutar ile varsa kdv tevkifatı ve gelir vergisi tevkifatı oran ile bu tevkifatlara ait tutar bilgilerinin yer alması gerekmektedir.

2- Satıcıya Ait bilgiler: Satıcının adı, soyadı, adresi, TC Kimlik numarası (Faturadan ayrı olarak nihai tüketici de olsa gider pusulasında zorunlu) varsa cep telefonu (Zorunlu değil) bilgilerinin yanı sıra imzasının da yer alması gerekmektedir.

Vergi kesenlerin sorumluluğu:

Gelir Vergisi Kanununda vergi kesenlerin sorumluluğu aşağıdaki şekilde açıklanmıştır.

“Yaptıkları veya yapacakları ödemelerden vergi kesmeye mecbur olanlar, verginin tam olarak kesilip ödenmesinden ve bununla ilgili diğer ödevleri yerine getirmekten sorumludurlar. Bu sorumluluk, bunların ödedikleri vergilerden dolayı asıl mükelleflere rücu etmek hakkını kaldırmaz. (Ek : 4/12/1985 – 3239/2 md.)

Mal alım ve satımı ve hizmet ifası dolayısiyla vergi kesintisi yapmak ve vergi dairesine yatırmak zorunda olanların, bu yükümlülükleri yerine getirmemeleri halinde verginin ödenmesinden, alım satıma, taraf olanlar, hizmetten yararlananlar ve aralarında doğrudan veya hısımlık nedeniyle ya da sermaye, organizasyon veya yönetimine katılmak veya menfaat sağlamak suretiyle dolaylı olarak ilişkide bulunduğu tespit olunanlar müteselsilen sorumludurlar. (1) (Ek : 4/12/1985 – 3239/2 md.)

Ancak üçüncü fıkrada belirtilen müteselsilen sorumluluk mal üreten çiftçiler ile nihai tüketiciler için söz konusu değildir.” denilmektedir.

Dolayısı ile nihai tüketicilerde vergi kesme mecburiyeti olmadığı gibi, müteselsilen sorumluluk da bulunmamaktadır.

Nihai Tüketiciden Alınan Demirbaşlarda Tevkifat

Nihai Tüketicilerden alınan demirbaşlarda Kdv ve Gelir Vergisi Tevkifatı bulunmamaktadır.

Zira Gelir Vergisi Kanununun 94 maddesinde kimlere ve hangi oranlarda vergi tevkifatı yapılacağı sayılmış olup, nihai tüketiciler kanun kapsamına alınmamıştır.

Aynı şekilde Kdv Kanununda ise 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun, 1/1 maddesinde “Ticari, sınai, zirai ve serbest meslek faaliyetleri çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin vergiye tabi olacağı ” belirtilmiştir. Dolayısı ile arızi faaliyetler içerisinde yer alan ihai tüketicilerden alınan bu teslimlere ilişkin ise Kdv tevkifatı yapılmaması gerekmektedir.

Sonuç

İşletmelerin Vergi mükellefi olmayan kişilerden alacağı ikinci el demirbaş için yapacağı ödeme için gider pusulası düzenlenmesi gerekmekte olup, Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinde, esnaf muaflığından yararlanmayan ve vergi mükellefiyeti bulunmayan şahıslardan yapılan alımlar için tevkifat yapılacağına dair hüküm bulunmadığından gelir vergisi tevkifatı yapılmasına gerek bulunmadığı ayrıca iş bu teslimler Kdv Kanunun 1/1 maddesi kapsamında yer almadığı için Kdv Tevkifatı da yapılmaması gerekmektedir.

Ancak bu tip demirbaş alımlarında yarın farklı bir sonuç ile karşılaşmamak adına Gider pusulasının tam ve eksiksiz düzenlenmesi, ruhsat veya tescile tabi işlemlerde satışa ait ruhsat ve tescil işlemlerinin düzenlenen gider pusulası ile uyumlu olması, ödemelerin nakit ödeme sınırını aşması durumunda banka ve finans kurumlarından ödemenin yapılması, satıcının nihai tüketici olduğuna dair gerekli araştırmanın işletmece yapılmasının yanında, şart olmamasına karşın gerekiyor ise satıcının nihai tüketici olduğuna dair satıcıdan yazılı beyan alınmasının faydalı olacağı kanaatindeyiz.

Ayrıca yapılan harcamalar için işin Gider pusulası düzenleme kapsamına girip girmediği ve herhangi bir vergi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı konusunda muhakkak Defterdarlık ve Maliye Bakanlığından da görüş alınmasını da faydalı bulmaktayız.

Bakınız:28/01/2011tarih ve B.07.1.GİB.4.06.16.01-2010-GVK-94-43-38 28/01/2011 sayılı özelge

Kaynak: www.MuhasebeTR.com
(Bu makale yazılı veya elektronik ortamda kaynak göstermeden yayınlanamaz. Kaynak göstermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır .)

Benzer Etiketler:
  • isletmeye alinan esyalarin vergisi
  • abdullah gündoğmuş vergi borcu
  • hemşire gider pusulası oran
  • nihai tüketiciden mal alımı

Yazıyı paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir